UEZ 2022’de üretimde değişen dengeler konuşuldu

Tosyalı Holding sponsorluğunda gerçekleştirilen “Üretimde Global Rekabetin Anahtarları & Yeni Trendler” oturumunda global sorunların hızla büyüdüğü bugünlerde üretimde değişen dengeler, yeni trendler ve olası yeni fırsatlar ele alındı.

UEZ 2022’de üretimde değişen dengeler konuşuldu
Yayınlama: 07.10.2022

Tosyalı Holding sponsorluğunda gerçekleştirilen “Üretimde Global Rekabetin Anahtarları & Yeni Trendler” oturumunda global sorunların hızla büyüdüğü bugünlerde üretimde değişen dengeler, yeni trendler ve olası yeni fırsatlar ele alındı.

 

Moderatörlüğünü GTech Kurucusu ve CEO’su Mine Taşkaya’nın yaptığı oturuma Tekfen Grup Şirketler Başkanı Ali Pandır, Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Atalay Gümrah, Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz ve Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay katıldı.

 

Ali Pandır: “Uzun vadede Türkiye’nin katma değeri yüksek üretimler yapması gerekiyor”

Tekfen Grup Şirketler Başkanı Ali Pandır: “Geçmişe bakıldığında, şu an olan trendlerin aslında o dönemlerde de bilindiğini ya da tahmin edildiğini görüyoruz. Örneğin 2010-2011 yıllarında, şu anki emisyon standartları ve otonom araçlar konuşuluyordu. Otomotivde mobilite 10 senedir konuşuluyordu ve biliniyordu. Ancak önemli olan, bu trendler şimdi daha hızla gelmeye başladı. Artık 1-2 senede yeni trendler geliyor. Üretimdeki fırsatlara bakacak olursak, orta vadede Çin’den veya kendisini güvende hissetmediği başka ülkelerden Türkiye’ye kaydırma gibi bir durum söz konusu olabilir. Ama uzun vadede Türkiye’de katma değeri yüksek şeyler yapılması gerekiyor” dedi.

 

Atalay Gümrah: “Avrupa’dan daha fazla pay almak için kapasitemizi büyütmemiz gerekiyor”

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Atalay Gümrah: “Dünya büyümede hem politik olarak hem ekonomik olarak ilerleme kaydediyordu ta ki 2015’e kadar: Trump. O, dünyadaki 25 yıllık büyümenin ve globalleşmenin sonuna gelindiğine işaretti. Çalışma hayatımızın büyük bir bölümünde global büyümeyle beslendik ve gelişmekte olan ülkeler de bundan çok faydalandı. Bugüne geldiğimizdeyse önce ABD ile Çin arasındaki gerginlik, ardından pandemiyle beraber ürünleri uzaktan getirmenin sürdürülebilir olmadığı anlaşıldı ve yerelleşmeye geçildi. ABD’den Çin’den ithal edilen ürünlere yüzde 25 vergi gelince, bu durum Türkiye’ye olumlu katkı sağladı. Ancak ülkemizin Avrupa’dan daha fazla pay alması için kapasite anlamında büyütmemiz gerekiyor” dedi.

 

Muharrem Yılmaz: “Gıda bulunabilirliği riskine karşı tedbirli ve hazırlıklı olunmalı”

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz: “Savaşlar, iklim krizi, kuralık gibi bütün sorunların odaklandığı yer tarım sektörü ve geleceğinin ne olacağı. Çok sıkıntılı bir konjonktürden geçiyoruz. Pandemi sürecinde aslında farkında olduğumuz ama bir türlü ilgilenmeye fırsat bulamadığımız sorunlar öne çıktı ve çözümler için dikkat çekilmeye başlandı. Yavaş yavaş üretim teknolojilerinde ve metotlarında her şeyde değişen koşullara göre arayış içerisindeyiz. Tarım sektöründe de durum aynı. Dünya Bankası raporunda gıda krizinin daha da derinleşebileceğine ilişkin bulguları ve uyarılar görüyoruz. Dünya bankasına paralel olarak İMF başta olmak üzere birçok kuruluş bu konuda kaynaklar yaratmaya çalışıyor. Yakın zamanda Dünya Bankası 30 milyar dolar fon açıkladı ve 2 ay önce de 3 milyar dolar daha ekledi. Ama sonuç olarak dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri çok ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. Gıda krizinin yerini gıda bulunabilirliğine dönüşmemesi için tedbirli ve hazırlıklı olmalıyız” dedi.

 

Zeynep Bodur Okyay: “Yatırım iklimini iyileştirerek avantajlı ortamı pratiğe çevirmeliyiz”

Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay: “Pandemiden önce küresel büyüme oranları oldukça zayıftı. Nereye gittiğimiz yönünde, kurumsal yapıların dünyada zayıf kalması gibi gündemler hep tartışma konusuydu. İçinde bulunduğumuz durumun 2030’a kadar süreceği, ancak 2026’ya kadar biraz toparlayacağını düşünüyorum. Dijital dönüşüm kırılmalarına baktığımızda, dünya paradigma değişimleri yaşıyor. 2015’lere kadar globalleşmeyle Uzak Doğuya doğru gittik. ‘Ucuza bul da nereden bulursan bul ve değere dönüştür’ mottosuyla gitti. Dolayısıyla Türkiye gibi ülkeler bundan çok faydalandı. İçinde bulunduğumuz dönemi bir geçiş dönemi olarak görüyorum. Küreselleşme yerini yerelleşmeye bırakıyor. Müşteriye yakınlık, ham maddeye yakınlık, ticaret unsurlarına yakınlık gibi parametreler var. Ancak o potansiyeli kullanmak için gerekli altyapıyı sağlamak gerekiyor. Yatırım iklimini iyileştirmeli ve kâğıt üzerindeki avantajları pratiğe çevirmeliyiz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı